Bu bölümde kural ve formüllerin ispatlarının yanı sıra matematikte yapılan işlemler, kabuller vs. nedenlerini anlamaya çalışacağız. Kısaca merak edilenlere cevaplar arayacağız.
DAİRE NEDEN 360 DERECEDİR?
Daire 360⁰ dir. Yani daire/çember 360 eşit parçaya bölünüp her birine 1 derece denmiş. Bu, geometride sıkça kullandığımız bir bilgi olmasına rağmen nedeni açıklanmaz. Bu durumun olası nedenlerine bakalım ve dairenin/çemberin neden 360⁰ olduğunu anlamaya çalışalım.
Bunun nedeni Babil matematiğinden kaynaklanmaktadır. Babilliler 60’lık sayı sistemi kullanmışlar ve hayatlarındaki her alana yansımıştır. Babilliler ve eski medeniyetler güneşin yörüngedeki hareketini 360 günde tamamladıklarını düşünmüşler. Yani bir yılı 360 gün olarak seçmişlerdir.
Dairenin içine, dairenin yarıçapına eşit kenar uzunluğuna sahip 6 tane eşkenar üçgen yerleştirilebilir. Babilliler her üçgene 60 değerini verdiler ve bunların toplamı 360 eder.
360 sayısı 7 hariç 1’den 10’a kadar tüm doğal sayılara tam olarak (kalansız) bölünür. Ayrıca 24 tane doğal sayıya tam olarak bölünür. Yani 360 hesaplamalar için oldukça kullanışlı bir sayıdır. Mesela dairenin 100 derece olduğunu düşünelim. 100’ü 8 eşit parçaya bölemeyiz.
İznikli Hipparkhos (MÖ 190- MÖ 120) daireyi 360 eşit birime bölmüş ve bu şekilde kullanmıştır. Daha sonra gelen matematikçiler de bu şekilde kullanmış ve bu durum günümüze kadar gelmiştir.
CEBİRDE BİLİNMEYEN NEDEN X İLE GÖSTERİLİR?
Matematikte bilinmeyeni göstermek için harflerden yararlanılır. Bu harflerden en çok bilineni x dir. Neden bu harfin kullanıldığını merak ettiniz mi? Bu yazıda x in bilinmeyen olarak kullanılmasının nedeniyle ilgili 2 fikir yer alacak.
İslam dünyasında cebirle ilgili önemli çalışmalar yapılmıştı. Harezmi ve Ömer Hayyam cebir konusunda önemli çalışmalar yapan kişilerdendir. Avrupalılar İslam dünyasındaki bilim eserlerini kendi dillerine çevirirken bazı zorluklar yaşadı. İslam dünyasındaki matematikçiler bilinmeyen için “bir şey” anlamına gelen shay-un kelimesini kullanıyorlardı. Avrupalılar bu kelimenin ilk harfi olan şin harfinin karşılığını İspanyolcada bulamadılar. Antik yunancadaki kai harfini kullanmaya karar verdiler. Daha sonra Latincedeki x harfini kullandılar. Bu şekilde x harfi bilinmeyeni göstermek için kullanılmaya başlandı.
Bu anlatılan konuyla ilgili görüşlerden bir tanesidir. Diğeri ise şu şekildedir:
François Viete (1540-1603), bilinen (sessiz harf) ve bilinmeyen (sesli harf) sayılar için farklı harfler kullandı. Ünlü matematikçi Descartes ise, La Géométrie’ adlı çalışmasında (1637) bilinmeyen için x, y, z harflerinin kullanılmasını önermiştir. Bu şekilde bilinmeyeni göstermek için x, y, z harfleri kullanılmaya başlanmıştır.
